Adana
17 Apr, 2026
Yüzyılda Araçsallaştırılmış Bir Kavram: Göç ve Uluslararası Göçün Geleceği
blog Politics

Yüzyılda Araçsallaştırılmış Bir Kavram: Göç ve Uluslararası Göçün Geleceği

Mar 9, 2026

Göç Nedir?
Göç kavramını; insanların ekonomik, sosyolojik, politik, psikolojik vb. çeşitli kök
nedenlerden dolayı sınırlar, mekanlar arası yer değiştirmesi olarak tanımlayabiliriz
(Zekiroğlu, 2021 akt. Özdeş, 2024). Göç, insanlık tarihi kadar eski bir “olgu” olmakla birlikte
“tüm zamanların” olgusudur -sadece 21. yüzyıla özgü değildir- ve iyi/kötü şeklinde
“normatif” kategorileştirme yapılamayacak kadar çeşitli bir olgudur (de Haas, 2025: 22).
Tarihsel süreçte tekerleğin icat edilmesi, elektriğin bulunması, salgın hastalıklara tedavilerin
geliştirilmesi gibi birçok bilgi ve inovasyon toplumlar tarafından göçlerle edinildi, öğrenildi
(Yılmaz, 2014: 1686).
Mekanlar arası yer değiştirme olarak kısaca tanımlayabileceğimiz göç; dinamik, sosyal,
sürekli ve inşa edici özelliklere sahip bir olgudur. Özellikleri itibariyle göç kavramının tek ve
doğru bir tanımı olmamakla birlikte: her göç hareketi kendisine özgüdür. Bu kendine
özgü(n)lük göç literatüründe disiplinler arası çalışmayı mecbur kılmış ve kavram karmaşası,
kavram yığını yaratmıştır. (Özcan, 2017: 185 akt. Tamer, 2020: 2809). Hein de Haas’a göre
(2025: 15) göç kavramlarına dair yaşanan karmaşa ve yığılmanın temel nedenlerinden birisi
soyut ve belirsiz “terminoloji”dir. İnsanlar idari sınırların ötesine taşınırsa ve taşınma kalıcı
bir ikametgâh içeriyorsa, nedeninin ne olduğu fark etmeksizin bu eylem göç olarak kabul
edilir (de Haas, 2025: 15).
Bireyler göç eylemini; eğitim, yeni yerleri keşfetme arzusu, daha iyi yaşam standartları
arayışı gibi “gönüllü” kök nedenlerden dolayı yapılan bir eylem olarak düşünmektedirler.
Ancak özellikle savaş, iç çatışma, kolonizasyon vb. zamanlarında; göç etme sürecinde ve
menşe ülkede şiddet görme, zulme uğrama, istismar edilme risklerine rağmen bireylerin
“zorunlu” olarak göç ettikleri göz ardı edilemez bir gerçektir (Özdeş, 2024). Bu düşünceyi ve
gönüllü-zorunlu göç ayrımını 2022 yılında Anıl Suna ve Sedat Cereci’nin yaptığı “Göç
Etmezliğin Teorisi” araştırması kanıtlar niteliktedir. Savaş dönemlerinde tüm risklerine
3
ULUSLARARASI GÖÇ
rağmen göç etmekten başka bir seçenek kalmamıştır çünkü evde yaşamak göç etmekten daha
riskli bir hale gelmiştir. Bir insan davranışı olan “göç” her ne sebeple olduğu fark etmeksizin
bir insan hakkıdır (Berk, 2020: 118).
Tarihsel Süreç Bağlamında Göç
Tarihsel süreç bağlamında göç olgusuna baktığımızda, çok çeşitli kök nedenlerden dolayı
göç dalgalarının yaşandığını görmekteyiz. Bücher’e (1907: 347 akt. Berk, 2020: 118) göre
genel göçler 8 ana başlıkta toplanmaktadır1
. 15. yüzyılda sömürgeciliğin başlamasıyla köle
ticareti tarihte hiç olmadığı kadar sistemli ve sürekli bir hale geldi, tarihteki en büyük göç
dalgalarından birisi yaşandı. 1810 yılına kadar Amerika’ya yaklaşık olarak 7.5 milyon insan,
köle getirildi (Baron, 1971:5 akt. Yılmaz, 2014: 1688).
Aynı dönem içinde Avrupa’da ise Endüstri Devrimi yaşandığından bir başka göç dalgası
oldu. Bu dalga nüfusun çoğalması ve yaşam süresinin uzamasından kaynaklanıyordu; Avrupa
ülkelerinden Amerika ve Kanada’ya göçler yaşandı (Yılmaz, 2014: 1688). 1. ve 2. Dünya
Savaşları çok sayıda insanın ölümüne ve göç etmesine neden oldu. Bu tarihten önce ekonomik
ve sömürgecilikten dolayı göçler yapılmaktayken iki savaş birer kırılma noktası oldu ve göç
kavramının bağlamı değişti. İki savaşta yok olan ve yeni kurulan (kısmen uluslararası
hukuktan kaynaklanan) devletlerin varlığı bu dönemde yaşanan göçlere “mülteci” kimliği
kazandırdı (Yılmaz, 2014: 1688).
Mültecilerin yaptığı kitlesel göçlerin başlangıcı 1. Dünya Savaşı’nın sonlarında
başlamaktadır (Agamben, 2009: 47 akt. Bozbeyoğlu, 2015: 62). Kendi sınırları içerisinde
“dışarıda bırakmaya” çalışan ve sınırları dışında saldırganlık potansiyeli olan “ulus-devlet”ler
bu dönemde ortaya çıkmıştır (Benhabib, 2006: 71 akt. Bozbeyoğlu, 2015: 62). Savaşlarda
çok sayıda insan kaybeden Avrupa devletleri nitelikli insan gücü arayışına girdi ve gelişmekte
1 Yazının kapsamından dolayı sadece son iki başlık olan “sömürgecilik dönemi” ve “sömürgecilik sonrası
dönem” göçleri ele alınacaktır.
4
ULUSLARARASI GÖÇ
olan ülkelerden göç almaya başladı. 20. yüzyılın başından Soğuk Savaş’ın sonuna kadar
ekonomi, istihdam ve yeni kurulan ulus-devletlerin kalkınması için göçler yapıldı; Batı
devletleri oturum izni vb. uygulamalara tabi kılmadan göçmen alımları yaptı ve göçmenlere
vatandaşlığa yakın haklar verdiler. Bu dönemde de göçmenler birer tehdit olarak
görülmüyordu, aksine savaş sonrasında yeniden inşa edilen ekonomi ve endüstrinin gelişimini
hızlandırıyorlardı (Soysal, 1994: Aydemir, 2020: 38 akt. Argın, 2021: 79). Soğuk Savaş
boyunca Batı Bloğu devletleri Sovyet yönetiminden kaçanları güvenlik tehdidi olarak
görmeden ülkelerine kabul ediyordu. Sovyet yönetiminin insan hareketliliğini kısıtlamasını
“insan haklarına” aykırı bir eylem olarak eleştiriyorlardı (Argın, 2021: 79). 1990’lara kadar
göç insani bir olgu olarak görülmektedir. Göç ve göçmenlik 1990’lı yıllardan sonra ilk defa
çeşitli söylemler, politikalar ve politikacılar tarafından güvenlikleştirilmiştir (Mandacı &
Özerim, 2013: 109 akt. Argın, 2021: 79). Küreselleşmenin de etkisiyle ulus-devletler kendi
sınırlarını ve egemenliklerini korumak için yeni arayışlara girmiştir. Bu bağlamda var olan
klasik göç teorilerinin olguyu kategorileştirmede ve ekonomik nedenler dışında açıklamakta
yeterli olmadığı varsayımıyla yeni göç teorileri ortaya çıktı (Tamer, 2020: 275).
Şekil 1: Göç Teorileri Kaynak: Uluslararası Göç Teorileri, syf. 278 (https://pejoss.com/index.php/pub/article/view/122/116).
Araçsallaştırılmış Bir Kavram Olarak Göç
5
ULUSLARARASI GÖÇ
Dünya da yaşanan; ekonomik ve teknolojik gelişimler göç olgusunu dönüşüme uğratmıştırKüreselleşmenin etkisiyle göç olgusu; hızlanmış, kapsam ve etki alanı artmıştır (Castles &
Miller, 2008: 14 akt. Bimay, 2022: 92). Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ulus-devletler için
yeni tehditler ortaya çıkmıştır. Bunun temel nedeni dağılmadan önce iki kutuplu bir sistem
varken, dağılmadan sonra çok sayıda ve çok çeşitli aktörün ortaya çıkmasıdır. “Dar Güvenlik”
anlayışı yerini göçün de içine dahil edildiği geniş (yüksek politika alanına göçte dahil edilmiş)
güvenlik anlayışına bırakmış ve klasik güvenlik teorisi bazı yönlerden değişime uğramıştır
(Kaygusuz, 2021: 65).
Güvenlik kavramı “derinleşme” ve “genişleme” sürecine girmiştir (Şener, 2017: 7). Bu
dönemden sonra kitlesel göçler devletlerin güvenliklerini tehdit eden öngörülmesi zor
eylemler haline gelmiştir. Terör eylemlerinin artması, öngörülemez olmaları “göçmen
güvenliği tehdit eder” algısını pekiştirmiştir (Kaygusuz, 2021: 62). “Refah Devleti”, “İşsizlik”
vb. ekonomik kavram ve durumların ortaya çıkmasıyla göçmenler refahın birer
tehdidi/düşmanı olarak iktidarlar, politikacılar tarafından güvenlikleştirilmiştir. 2011’de
başlayan Suriye İç Savaşı’ndan sonra Avrupalı politikacıların söylemleri daha da keskinleşmiş
ve göçmenler bir “kriz” unsuru olarak çerçevelenmiş, sürekli gündemde tutulmaya
başlanmıştır.
Göçmenler; insan oldukları bağlamından çıkarılarak politikacıların birer yükümlülüklerden
kaçma “aracı” ve yaşanılan sorunların suçluları konumuna getirilmişlerdir. Küreselleşmeyle
birlikte artan “karşılıklı bağımlılık” penceresinden bakacak olursak “Güvenlik kimin için ve
kimin güvenliği?” sorularını sormalıyız. Güvenlik insan için midir? Yoksa sadece
ulus-devletlerin kendi amaçları için gündemde tutulan bir kavram mıdır (Gök, 2016: 69)?
Hobbes’a bir atıf yaparak “Ulus-devletleri oluşturan nedir?” sorusunu da sormak isterim.
Çevrenin, doğanın, hayvanların, kadınların ve çocukların güvenliği önemsiz midir? İçinde
yaşadığımız dünyanın, yeryüzünün güvenliği önemsiz midir? İnsan olarak bireyin güvenliği
6
ULUSLARARASI GÖÇ
önemsiz midir? Güvenlik sadece ulus-devletler, ülke sınırları kapsamında ele alınırsa
yüzeysel, anlamsız ve amacına hizmet etmeyen bir kavram olacaktır. Bu bağlamda
değinilmesi ve hatta unutulmaması gereken bir düşünce okulu ve ürettikleri kavramsallaştırma
var: Kopenhag Okulu ve Toplumsal Güvenlik kavramı (Gök, 2016: 71). Kopenhag Okulu’nun
önemli temsilcilerinden Buzan ve Waever’a göre; günümüzde klasik güvenlik anlayışıyla
uluslararası sistemi ve politikalarını açıklamak mümkün değildir çünkü artık güvenlik
kavramı bağlamından/amacından çıkarılarak siyasi bir amaca hizmet etmesi için
kurgulanmaktadır. Bu kurgulamaya sürecine “güvenlikleştirme” denilmektedir (Buzan,
Waever & Wilde, 1998: 31 akt. Gök, 2016: 71). Okulun temsilcilerine göre sert güç ve askeri
güvenlik hem çok maliyetli hem de çok yıkıcıdır. Amaçları sert güç olmadan da güvenliğin
sağlanabileceği bir “güvenlik topluluğu” algısının yaratılmasıdır (Özerdem & Barlas, 2021:
276). Okul, modern güvenlik teorilerinden birisi olmakla birlikte “Küresel Barış ve Çatışma”
alanıyla disiplinler arası çalışmaktadır.
Uluslararası Göçün Geleceği
Çeşitli araştırmacılara göre göç olgusu hız kaybetmeden devam edecektir ve tarihin en
büyük göç dalgaları yaşanacaktır ancak Hein da Haas’a (2025: 26) göre bu göçe dair
oluşturulan mitlerden birisidir çünkü tarihin en büyük göç dalgaları kolonizasyon
zamanlarında yaşanmıştır. Haas’a (2025: 314) göre iklim değişikliği kitlesel göçlere yol
açmayacaktır çünkü göç insanlar için hala risklidir ve insanlar evlerini mecbur kalmadıklarısürece terk etmezler (Suna & Cereci, 2022: 199). Haas’a göre (2025: 315) iklim değişikliği
gerçektir ancak politikacıların elinde araçsallaşan ve anlamını tam olarak yansıtmayan bir
kavrama dönüşmüştür.
7
ULUSLARARASI GÖÇ
Sonuç Niyetine
Her ne şekilde olursa olsun göç; küresel kalkınmanın, dönüşüm ve gelişimin bir parçasıdır.
Tarihin her döneminde yaşanmıştır. Göç etmek bir insan hakkıdır. Ulus-devlet bağlamında göç
olgusunu güvenlikleştirmek güvenliğin asıl amacını sorgulatmaktadır; güvenlik barış ve huzur
için, insanların güvenliği için değil midir? Günümüzde birçok ülkede her zamankinden daha
fazla göçmen yaşamaktadır ve gelecekte bu sayı daha da fazla olabilir. Devlet güvenliğine ek
olarak; insan haklarını koruyan bir toplumsal güvenliği, çevre güvenliğini öncelememiz
gerekmektedir çünkü bu gezegen dışında göç edebileceğimiz başka bir yer (hala) yok.
8
ULUSLARARASI GÖÇ
Kaynakça

Haas de, H. (2025). “Göçle İlgili Mitler ve Gerçekler: Siyasetin En Ayrıştırıcı
Konusuna Dair Gerçekçi Bir Rehber”. GAV Perspektif Yayınları (1. Baskı 2013,
Çeviri), 1-392, 1. Baskı, 1 Mart 2025 Ankara

Uluslararası Göç Örgütü (2019). Uluslararası Göç Hukuku: Göç Terimleri Sözlüğü
içinde (2. Baskı) 18 Kasım, 2025, tarihinde
https://publications.iom.int/system/files/pdf/iml31_turkish_2ndedition.pdf adresinden
erişilmiştir.

Özdeş, G. E. (2024, 13 Eylül). Türkiye’de Suriyelilere Yönelik Sosyal Medya Algısı:
TUİÇ Akademi. https://tuicakademi.org/suriyelilere-yonelik-sosyal-medya-algisi/

Özerdem, F., & Barlas, B. (2021). KOPENHAG OKULU ÇERÇEVESİNDE 2020 ve
SONRASI DÜNYA POLİTİKASININ YENİ SORUNU: İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve
İKLİM GÖÇMENLERİ. Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Dergisi (41), 273-302.

Gök, G. O. (2016). Kimin Güvenliği? Uluslararası Göç-Güvelik İlişkisi ve
Uluslararası Örgütlerin Rolü. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi(31), 65-82.

Şener, B. (2017). SOĞUK SAVAŞ SONRASI DÖNEMDE ULUSLARARASI GÖÇ
OLGUSU VE ULUSAL GÜVENLİK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ ÜZERİNE BİR
DEĞERLENDİRME. Güvenlik Bilimleri Dergisi, 6(1), 1-30.
https://doi.org/10.28956/gbd.319977

Bimay, M. (2022). KÜRESEL GÖÇ KRİZLERİ VE ULUSLARARASI GÖÇLERİN
GELECEĞİNE İLİŞKİN BİR DEĞERLENDİRME. Kahramanmaraş Sütçü İmam
Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 12(2), 87-106.
https://doi.org/10.47147/ksuiibf.1173561

TAMER, M. (2020). ULUSLARARASI GÖÇ ve TEORİLERİ. Premium E-Journal of
Social Sciences (PEJOSS), 4(8), 274–282. https://doi.org/10.37242/pejoss.53

Argın, M. F. (2021). ULUSLARARASI GÖÇ GÜVENLİK İLİŞKİSİ: GÖÇÜN
GÜVENLİKLEŞTİRİLMESİ VE YENİ TEHDİTLER. Uluslararası İlişkiler ve
Politika Dergisi, 1(1), 76-84.

Bozbeyoğlu, E. (2015). Mülteciler ve İnsan Hakları. Moment Dergi, 2(1), 60-80.
https://doi.org/10.17572/moment.409449

Berk, FM (2020). Göç Fenomenleri: Tarihsel Perspektif Bağlamında İlk İnsan Göçleri.
OANNES – Uluslararası Antik Tarih Dergisi, 2(2), 115-134.

Abdurrahman YILMAZ.(2014).Uluslararasi Göç: Çeşitleri, Nedenleri Ve
Etkileri.Journal of Turkish Studies. http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.6274
9
ULUSLARARASI GÖÇ

TAMER, M. (2020). GÖÇ, GÖÇÜN NEDENLERİ ve ULUSLARARASI GÖÇ
ÜZERİNE KAVRAMSAL BİR ANALİZ. International Journal of Social and
Humanities Sciences Research (JSHSR), 7(60), 2808–2818.
https://doi.org/10.26450/jshsr.2070

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir