Adana
17 Apr, 2026
Uluslararası Örgütler Milletler Cemiyeti
blog Politics

Uluslararası Örgütler Milletler Cemiyeti

Mar 9, 2026

Elina Günay Özdeş

Temel Argüman ve Akış
Millet Cemiyeti, I. Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası barış ve güvenliği sağlamak
amacıyla, “galip” devletler tarafından 1920 yılında İsviçre’de kurulmuştur (Polat, 2020:
1952). Kurulduğu andan itibaren çokça tartışmaya sebep olan Milletler Cemiyeti, diğer
ismiyle Cemiyet-i Akvam (MC şeklinde kısaltma kullanılacaktır); kısa sürede kuruluş
amacından sapmış ve Mançurya Krizi ile başa çıkamamış, 2. Dünya Savaşı’nın çıkmasını
önleyememiştir ve hukuki varlığı 1946’da sona ermiştir. MC; kuruluşunda “eşitsiz” bir sistem
yaratması, 1. Dünya Savaşı’nın yarattığı sorunları derinleştirmesi ve yeni krizleri
öngöremeyen “etkinsiz” yapısından dolayı uluslararası barış-iş birliği ve güvenliği sağlaması
mümkün değildir. Yazının temel argümanı barışın sağlanmasının imkansızlığı olmakla
birlikte; ilk başlıkta teorik alt yapı ve çerçeve verilerek argümanın temeli inşa edilecek, ikinci
başlıkta tarihsel süreçte yaşanan temel zorluklara örnekler verilerek argüman desteklenecektir.
Kullanılan atıf stili APA, araştırma yöntemi ise literatür taramasıdır.
Çeşitli Paradigmalar Işığında MC
“İdealizm” veya “Liberal Paradigma” kökeni çok eskiye dayanan bir “-izm”, teoridir. Teorinin
temellerini J.S. Mill, John Locke, David Hume, Immanuel Kant ve Hugo Grotius gibi çeşitli
felsefi düşünürler atmıştır. İdealizm, normatiftir ve olanı değil; olması gerekeni, idealize
edileni iyi-doğru kabul eder (bu yüzden diğer ismi ütopyacılıktır). İdealizmin bu yönü
pozitivist teorisyenler tarafından en çok eleştirilen noktadır. Diğer bir en çok eleştirilen
yönüyse; çok felsefi kalması ve idealize edilenin pratikte “gerçeğe” dönüştürülememesidir
(Örmeci, 22 Mayıs 20141
). MC’nin kurucularından Woodrow Wilson idealizmin
öncülerindendir. İdealizme göre ebedi barış demokrasinin tüm ülkelere yerleşmesi ve iş
birliğiyle mümkündür. Bu ideali gerçekleştirmenin aracı da MC’dir (Karabulut, 2014: 61 &
62). Realizm ise idealizmden çok daha farklı olarak uluslararası arenayı; devletlerin korku
içinde hayatta kalmak için birbirleriyle mücadele ettiği, anarşinin ve kaosun hâkim olduğu,
bundan dolayı da barışın mümkün olmadığı bir ortam olarak tanımlar. Hobbes, Machiavelli,
Morgenthau, Waltz, Carr, Mearsheimer realizmin başlıca temsilcilerindendir ve MC’ne
eleştirel, olumsuz bir bakış açısına sahiptirler. Bu bakış açısının temelini de “göreli kazanç”,
“hayatta kalma mücadelesi”, “anarşi ortamı” gibi çeşitli nedenler oluşturur (Dunne, Kurki,
Smith, 2021: syf. 67 & syf. 93). Marksizm diğer iki teoriden de farklı olarak MC gibi
uluslararası örgütleri kapital ve eşitsiz yapı koruyan, devam ettiren bir ürün olarak görür.
Wendt ve Onuf’ın temsilcileri olduğu İnşacılık teorisi MC gibi uluslararası örgütleri kimlik
1 Örmeci, O. 2014. “Uluslararası İlişkilerde İki Temel Yaklaşım: Realizm vs. İdealizm”. 27/10/2025 tarihinde
https://politikaakademisi.org/2014/05/22/uluslararasi-iliskilerde-iki-temel-yaklasim-realizm-vs-idealizm/ üzerinden erişildi.
inşasında, diğer devletlerle kurdukları ilişki bakımından önemli görür. Dunne, Wight ve
Bull’un temsilcileri olduğu İngiliz Okulu bazı yönlerden liberalizm/idealizm ve realizme
benzese de hepsinden ayrıldığı temel nokta (MC’nin başarısızlığında da önemli bir yere sahip
olan) “uluslararası toplum” kavramsallaştırmasıdır (Şeysane, 2013: 25).
MC ve Yapısal Sorunları: Başarının Önündeki Çeşitli Engeller
MC’nin başarısız olmasına yol açan çok çeşitli faktörler olmakla birlikte en önemli olanları;

  1. Sistemin konjonktürünün MC vb. bir uluslararası örgütün yer almasına uygun
    olmaması. Milliyetçilik akımının fazla güçlü olması, faşist rejimlerin yükselişte ve
    demokratik rejimlerin çöküşte olması, uluslararası hukuk normlarının tam oturmamış
    olması.
  2. Kurumsal tasarımının fazla soyut olması ve çok dallara ayrılarak, kontrol edilmesinin
    çok zorlaşması (örn. çok sayıda farklı alandan komitenin bulunması ve tek yapıya
    bağlanmaları) (Polat, 2020: 1955 & 1956).
  3. İngiliz Okulu’nun da en çok eleştirdiği nokta olan “uluslararasılık/evrensellik”
    eksikliği. Cemiyete sadece galip devletlerin alınması. Wilson’un büyük çabalarına
    rağmen ABD’nin cemiyete girmemesi ve bunun sonucunda da cemiyetin kimliksiz
    kalarak güçlü devletlere caydırıcılık imajı yaratamaması. ABD’nin yokluğundan
    doğan güç boşluğunu İngiltere ve Fransa’nın doldurması, cemiyeti kendi çıkarları için
    kullanmaları (Karabulut, 2014: 67).
  4. Güçlü devletlerin farklı zamanlarda cemiyetten atılmaları ve ihraç edilmeleri
    cemiyetin konseyindeki üye sayısında ciddi bir istikrarsızlığa ve güven kaybına neden
    olmuştur. Örneğin, Japonya ve İtalya’nın konseyden ayrılmasıyla birlikte Rusya’nın
    ihraç edilmesiyle konseyde sadece 3 adet daimî üye kalmıştır (Sur, 2012: 2536).
  5. Alınan kararların yaptırım gücünün olmaması ve kararların tavsiye niteliğinde olması.
    Wilson’un her ne kadar çok vurgulamış olsa da MC Misakı’nda “kendi kaderini tayin
    etme” ilkesine açıkça yer vermemiş olması (Polat, 2020: 1958).
  6. 1931 yılında Japonya, demiryolu mülkiyetiyle ilgili bir hak iddia ederek Mançurya’ya
    saldırılar düzenlemiştir ve Mançurya’yı işgal etmiştir. Mançuko isimli kukla bir
    hükümeti de başa geçirmiştir. MC büyük devletlerin temsilcilerinden oluşan bir
    komisyonu Mançurya’ya göndermiştir ancak zorlayıcı hiçbir yaptırım
    uygulanmamıştır. Bu durum yaptırım gücünün ne kadar yetersiz olduğunun bir
    göstergesidir (Bennet & Oliver, 2021: 62 & 63).
  7. Cemiyetin barış ve güvenlik ihtiyacıyla ortaya çıkmış olmasına rağmen manda
    sistemini kabul ederek başlangıçtaki anti-hegemonik duruşunu tamamen yıkması.
    Sömürgeci faaliyetleri farklı bir isimle yeniden uygulamaya koyan üye devletler
    (İngiltere ve Fransa) oldu (Polat, 2020: 1960).
  8. Ekonomik olarak yetersiz kalınması ve kurumsal yapının işlevsiz kalması.
    2
    Kaynakça;
  9. Polat, D. Ş. (2020). KURULUŞUNDAN ÇÖKÜŞÜNE MİLLETLER CEMİYETİ
    SİSTEMİ. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, 19(76), 1950-1967.
    https://doi.org/10.17755/esosder.677815
  10. Örmeci, O. 2014. “Uluslararası İlişkilerde İki Temel Yaklaşım: Realizm vs. İdealizm”.
    27/10/2025 tarihinde
    https://politikaakademisi.org/2014/05/22/uluslararasi-iliskilerde-iki-temel-yaklasim-re
    alizm-vs-idealizm/ üzerinden erişildi.
  11. Karabulut, B. (2014). Birinci Dünya Savaşı ve Uluslararası İlişkilerde İdealizmin
    Yükselişi. Gazi Akademik Bakış, 8(15). https://doi.org/10.19060/gav.73848
  12. Dunne, T. & Kurki, M. & Smith, S. (2021). Uluslararası İlişkiler Teorileri. Ankara:
    Felix Kitap.
  13. Şeyşane, V. (2013). İki Savaş Arası Dönemde Uluslararası Toplum ve Çatışma: İngiliz
    Okulu Perspektifinden Mançurya Krizini Anlamak. Barış Araştırmaları ve Çatışma
    Çözümleri Dergisi, 1(1). https://doi.org/10.16954/bacad.42733
  14. Sur, M. (2013). Birleşmiş Milletler Örgütünün Gelişimi ve GeleceğiThe Development
    and The Future of the United Nations. Yaşar Üniversitesi E-Dergisi, 8(Özel),
    2535-2550. https://doi.org/10.19168/jyu.84529
  15. Bennet, L. A. & Oliver, K. J. (2021). Uluslararası Örgütler İlkeler ve Meseleler
    (2.baskı). Ankara: Serbest Kitaplar.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir